_____ _____ _____ _____
/\ \ /\ \ /\ \ /\ \
/::\____\ /::\____\ /::\____\ /::\ \
/:::/ / /:::/ / /:::/ / \:::\ \
/:::/ / /:::/ / /:::/ / \:::\ \
/:::/ / /:::/ / /:::/ / \:::\ \
/:::/____/ /:::/ / /:::/ / \:::\ \
/::::\ \ /:::/ / /:::/ / /::::\ \
/::::::\____\________ /:::/ / _____ /:::/ / /::::::\ \
/:::/\:::::::::::\ \ /:::/____/ /\ \ /:::/ / /:::/\:::\ \
/:::/ |:::::::::::\____\|:::| / /::\____\/:::/____/ /:::/ \:::\____\
\::/ |::|~~~|~~~~~ |:::|____\ /:::/ /\:::\ \ /:::/ \::/ /
\/____|::| | \:::\ \ /:::/ / \:::\ \ /:::/ / \/____/
|::| | \:::\ \ /:::/ / \:::\ \ /:::/ /
|::| | \:::\ /:::/ / \:::\ \ /:::/ /
|::| | \:::\__/:::/ / \:::\ \ \::/ /
|::| | \::::::::/ / \:::\ \ \/____/
|::| | \::::::/ / \:::\ \
\::| | \::::/ / \:::\____\
\:| | \::/____/ \::/ /
\|___| ~~ \/____/
Sadece kağıda baskının peşinde değiliz! Kult ile motivasyonumuz ve enerjimiz imkan verdiği sürece duvarlardan, internetten, telefonlardan, hoparlörlerden geleceğiz...
Bunu yaparken niyetimiz; bu mikro yaşam alanını ısmarlanan buz gibi bir bira hissiyatıyla kaplamak, ödeme, üyelik, reklam gibi kaygı kaynaklarını bir süreliğine de olsa bünyemizden uzaklaştırmak.
Sayfaları oluştururken amacımız hem belgelemek hem de hediye gibi aklınıza bile gelmeyecek, kendi limitlenmiş konfor alanlarımızın dışından sürprizleri bulmak. Neoliberal safsatanın sürekli yeniden tükettirdiği müzik listeleri, kitap rafları ve film servislerinden, halanızın facebook paylaşımlarından, eski sevgilinizin tatil instagram story'lerinden uzak durma niyetiniz varsa yaklaşın.
Aklı selim insanlar arıyoruz! Sosyal ağların, reklam tıklarının, beğeni/takipçi sayılarının ve trilyon dolarların boğduğu iletişim alanımızı 15 dakikalığına bile olsa tekrar kazanmak istiyoruz.
Tık, paylaşım, beğeni istemiyoruz!
'Clickbait' çılgınlığında kültürel üretimi dahi algoritmalara devretme arifesinde yeni ve orjinal şeylerin üretilemediği; aynı müziklerin tekrarlandığı, benzer filmlerin çekildiği, hatta bilim kurgu hikayelerinin bile tıkandığı bir zamanı yaşıyoruz.
Kaygılarımızın büyük kısmının bireysel durumumuzdan değil; girişimcilik, neoliberal ahlak, din yobazlığı gibi toplumsal dinamiklerin gölgesinde yaşamaktan kaynakladığını görüyor ve kendimizi bu insanlık dışı 'sosyal' bile olmayan vaziyetin içinde kaybettiğimizi dile getiriyoruz.
Buradan çıkış yolunun bu duruma baştan sona topyekün bir başkaldırı olduğunu da düşünmüyoruz. Öncelikle içinde bulunduğumuz durumu kabul etmeli ve başkaldırmak için neredeyse hiç alan kalmadığını kabul etmeliyiz. Bizi bu hale getiren ekonomik düzen bizim bütün hareketlerimizi, konuşmalarımızı, iletişimimizi kapitale çevirmeyi başarırken buna karşı neler yapabileceğimizi düşünmek için 15 dakika mola istiyoruz.
Haber yapmıyoruz, reklam üretmiyoruz; pek de ciddi şeyler peşinde değiliz!
Çalışıyoruz ama iş yapmıyoruz. İşe karşı bir reddediş öneriyoruz!
"Çalışmazsak ölüyoruz" diyenlere "boş durmayınca da ölüyorsunuz; 15 dakikanızı rahat bırakın!" diye bağırıyoruz!
Unutmayın, ateş böceklerinin bile öldüğü bir dünyadan bahsediyoruz!
Geri dönüşün olmadığı noktayı geçtikten sonra nereye ve nasıl dönülebilinir? Ekolojik çöküş, finansallaşma, mükemmelleştirilmiş gözetim ve yozlaştırılmış toplumların arasında sıkışıp kaldık. İnternet politik doğruculuk fanatikleri ve sağçı iktidarları destekleyen sermayenin oyuncağı, direniş noktalarıysa şikayet kutuları, onay balonları ve bilgi akışları olmuş durumda.
Kendinizi biraz olsun tutsak hissetmiyorsanız lütfen derin bir nefes alın ve öyle kalın!
Yeni internetin nasıl olacağını bilmiyoruz ama belki de uzun süreden sonra ilk defa arzuladıklarımızı yaparak harekete geçiyoruz. Toplumsal bunalımın oksijensiz bırakıp boğduğu hayal gücümüzü yeniden hareketlendirmek için artık bir yerlerden başlamak istiyoruz.
Hayal gücü iktidara!
text from [néopublico]